Geri git   ParkSohbet.Com Forumları > >

Sponsor Reklam Alanı

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 30-01-12, 13:29   #1
ALia - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: 09.05.2009
Mesajlar: 9.619
Beğendikleri: 0
Beğeni Puanı: 0
Tecrübe Puanı: 10
ALia is on a distinguished road
Tesekkür: 0
0 Mesajina 0 Tesekkür Aldi
Standart Kaza ve kader

Kader: Allah'ın olacak her şeyin ne zaman ve ne şekilde olacağını, ilmi ezelisi ile bilmesi, tesbit ve tayin etmesidir.
Kaza: Ezelde takdir edilen şeylerin zamanı gelince, Allah tarafından meydana getirilmesi.


Ehli Sünnet vel-cemaat her hayır ve şerrin Allah'ın kaza ve kaderi ile meydana geldiğine, Allah'ın dilediği her şeyi yaptığına kesin olarak inanırlar. Herşey O'nun iradesi iledir. Hiçbir şey O'nun meşiyet (dilemesi) ve tedbiri dışına çıkamaz. O, olmuş ve olacak herşeyi ezelden beri bilir. Ezeli ilminin hikmetine uygun olarak meydana gelecek bütün kainat için miktarlar tayin etmiş, kullarının hallerini, rızıklarını, ecellerini, amellerini ve daha başka diğer hallerini bilmiştir.


Kadere İman Özetle;
Ebede kadar meydana gelecek olan her şeye dair, Allah'ın ezeli bilgisi ile kalemin bunları yazdığına inanmaktır. Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor:


''Bu önce geçenlerde Allah'ın geçerli kıldığı sünneti (işidir-adeti) dir. Allah'ın emri mutlaka yerini bulan bir kaderdir.''(Ahzab 38)


''Çünkü biz herşeyi bir takdir ile yarattık.''(Kamer 49)


Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem)'de şöyle buyurmuştur:
''Bir kimse kadere, hayrı ve şerri ile Allah'tan geldiğine iman etmedikçe, kendisine gelip isabet eden bir şeyin gelip çatmamasının imkânsız olduğunu ve kendisini gelip bulmayan bir şeyin kendisine isabet etmesinin de imkânsız olduğunu kesinlikle bilmedikçe hiç bir kul iman etmiş olamaz.''(Sahihu Sünen'i-Tirmizi)


Kadere iman ancak 4 husus ile tamam olur. Bu hususlar kader meselesini anlamanın yoludur.


BİRİNCİ MERTEBE: İLİM
Yüce Allah'ın olmuş ve olacak, olmamış şeyler eğer olacak olsa nasıl olacaklarını, geneliyle ve bütün incelikleriyle bildiğine iman etmektir. O, kulların neler yapacaklarını, onları yaratmadan önce bildiği gibi, onların rızıklarının, ecellerinin, amellerinin, hareket ya da hareketsizliklerinin inceliklerini de bilendir. Onlardan kimin mutlu, kimin bedbaht olduğunu da bilendir. Yüce Allah:
''Şüphesiz Allah, herşeyi bilendir.''(Tevbe 115) buyurmaktadır.


İKİNCİ MERTEBE: YAZMAK
Bu da; Yüce Allah'ın, mahlûkatın kaderi ile ilgili olarak ezelden bildiğini Levh-i Mahfuz'da yazmış olduğuna iman etmektir. Levh-i Mahfuz ise hiçbir şeyin eksik bırakılmaksızın tamamıyla yazıldığı kitabtır. Meydana gelmiş, gelecek ve kıyamet gününe kadar olacak herşey yüce Allah nezdinde Ümmü'l-kitab'ta yazılmıştır.


''Biz herşeyi İmam-ı Mübin'de (önder kitabta) tesbit etmişizdir.''(Yasin 12)


Peygamber Efendimizde şöyle buyurmuştur:
''Allah'ın ilk yarattığı şey kalemdir. Ona yaz diye buyurdu. O, ne yazayım? Diye sorunca, kaderi yaz, olanı ve ebediyete kadar olacak olanı yaz diye emir buyurdu.''(Tirmizi)


ÜÇÜNCÜ MERTEBE:: İRADE VE MEŞİAT (DİLEMEK)
Yani bu kâinatta meydana gelen her bir şey rahmet ve hikmet özellikleri ile Allah'ın irade ve meşieti ile meydana gelir. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
''Âlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe de siz dileyemezsini.''(Tekvir 29)


DÖRDÜNCÜ MERTEBE: YARATMAK
Yüce Allah'ın herşeyi yaratıcısı olduğuna inanmaktır. O'ndan başka bir yaratıcı, O'nun dışında bir Rab yoktur. Onun dışında her ne varsa O, yaratılmıştır.


''Herşeyi yaratıp onu inceden inceye takdir ve tayin etmiştir.''(Furkan 2)


Böylelikle kader ve kaza'ya iman etmemiz istenmiştir. Yüce Mevlamız tüm olacakları ezeli ilmi ile bilmiştir. Bu kaderdir. Sonra bu yazılanlar sırası geldikçe olmaktadır. Bu da kazadır. Şimdi kaza ve kadere iman eden kulların bazı düşüncelerden arınması gerekiyor.


Bazı insanlar kaderimde var diyerek günah işlemektedirler. Bu sapıklıktır. Kader olacak olanların yazılmasıdır. Seni bu fiili işlemeye zorlayan kader midir? Niçin kaderimde var deyip bir ateşe atlamaz veya ellerini ateşe sokmazlar bu insanlar?
Bu sapık bir yorumdur. Bizden kadere iman etmemiz istenmiştir. Ancak bunun mahiyeti gizli tutulmuştur. Kulların yapması gereken ise; kendilerine verilen irade-i cüziyye ile hayrı ve şerri ayırd edip, Mevla'nın emirlerine itaat etmektir.


Kadere iman etmenin birçok faydası vardır. Çünkü kulların ecelleri, rızıkları kader çerçevesinde tesbit ve tayin edilmiştir. Kadere inanan bir insan ölüm zamanın takdir edildiğini ancak bu emri ilahinin ne zaman vuku bulacağını bilemez. Böylelikle her an, her zaman kendisini güzel bir halde bulundurmaya çalışır ki, ölüm onu bu güzel hali ile yakalasın.
Diğer taraftan rızık endişesi ile saçların ağarmasının kadere iman ile önüne geçilir. Çünkü kadere iman eden bir kimse helal çerçevede çalıştığı müddetçe Rabbinin tayin edilmiş rızkının onu bulacağını bilir ve bu konuda endişe taşımaz.


''Kadere küstüm'', ''kader beni bu hale getirdi'' vs.. gibi sözler çok tehlikelidir.Çünkü kader onu o hale getirmemiş, onun o hale geleceğini yazmıştır.




WWW.PARKSOHBET.COM
ALia isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Paylas Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Tags
kader, kaza


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
İki savaş bir kader angelica Türkiye Haberleri 0 09-09-12 12:40
İki savaş bir kader angelica Türkiye Haberleri 0 07-09-12 11:59
Kader son 15'te çizilir Halit_talha Bank Asya 1 lig 0 16-03-12 11:16
Kader son 15'te çizilir Halit_talha Bank Asya 1 lig 0 16-03-12 09:59
Kader-aMa ßen Su Arşiv 0 15-02-09 18:15

sinan525 saat..

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Sorunlarınız için bizimle iletişime geçin
Ağızdan çıkan söz, yaydan fırlayan oka benzer. İkisini de geri getirmek mümkün değildir. Ok atılmadan önce iyi nişan alınmalı, söz söylenilmeden önce iyi düşünülmelidir.
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sohbet Chat Sohbet Odaları
Sohbet